2. soksaydım aklına, girerdim koynuna...

Hep böyle olur biliyor musun?

Bir an gelir; günün en tenha anı omuzlarıma ilişiverir. Mayhoş olurum yani. “Kim?” diye inlerim içimden. Şu ıssız halimi kime götürsem ve kime “yak ulan bir sigara” desem.

Bu yaşa dek bu halimi kimseye anlatamadım. Ne kalın ruhlu narin mi narin hemcinslerime, ne entelektüel birikimlerine inandığım erkeklere…

Anlamadılar velhasıl.

Hala ve hep sen gelirsin aklıma, yarısında yılın.

Biliyorum; sen yine korku dolu bakışlarla okuyacaksın bu yazıyı ve “hassktr ulan” diyeceksin ama değil öyle. Değil yani. Korktuğun gibi de değil, anladığın kadar da değil.

Yamuldu omuzlarımdan biri yine. Destek çıkacak ararken, köstek olanlar oldu hep bu demimde. Yorgunum kısacası.

Yorgunum; şöyle adamakıllı bir rehavete açbilaç halimden mi, beceriksiz bir aşk fenomeni ilan edilmemden mi?

Kaçırdıklarıma yanıyorum şimdi. Ürküttüklerime değil ama... Ürküttüklerime değil, çünkü bela bir kadın değilim ben. Beter de değilim. Beleş bir kadınım. Anlatmaktan başka haz duymak istemeyen, zevki günah diye belleyen, kuru bir hayata tamah etmiş, ağlamaklı hali olan bir kadın…

Sesimden güven duyanlar da, gözlerimden korkanlar da hep yanıldılar anlayacağın…

Bir ara seni tanıdım işte. Hayatının en ağır aşk bilmecesinde acı çekerken sen… Kıyamadım sana. Sonra…

Sonrası yok aslında…

Çünkü bilirim ki, hangi erkekle tanışsam, hangi günaha bir kapı aralasam, bir yerinde bok ederim o ilişkiyi ben. Belki de kendime en çok güvendiğim nokta burası…

Yine de içimde bir haz canlansa, yaparım. Kapıyı suratıma çarpmııış, ardına kadar açmııış... Bunlar değil yani benim mevzum.

Ağır geliyor ama be ikincil olmak hayatta. Ulan yetişemiyorsun bir türlü. Hep birilerinin yeni gittiği yürekler, yataklar karşına çıkıyor. Ve ben deli oluyorum bu işe... Biliyorum ki; o kadını unutamayacak. Evlensek de, telefon açsa ona direnemeyecek…

Kabullenemiyorum. İlk başlarda son derece sosyal ve demokrat olan ben, o demlerde bildiğin yobaz oluyorum…

Dağınıktım bugün. 3 adamla konuştum. Hiçbiri haz vermedi inan. Bana ne vermeleri gerektiğini ben de bilmiyorum ama *bir erkek duruşu göremiyorum. Tat alamıyorum yani. *Tahmin ettiğin üzere buradaki bir; sensin.


Ve bu yazıyı okurken, bana nefretle bakman da kaçırıyor tadımı bir o kadar.

Düşmanın değilim ki ben.

Ve korkma. Seni elde etme gibi bir olasılığı, enine boyuna tartışmadım kendi içimde. Uzun uzadıya seni sokmadım aklıma.

Biliyorum; soksaydım aklına, girerdim koynuna…

Zor olduğundan değil ama. Çünkü biliyorum ki zor yoktur dünyada. Senin bu durumlarda aklıma gelmen, haz veriyor bana. Ve ondan böyle yazıyorum sana. Yoksa yanlış anlama…

0 leblebi: