metresindim...

…………………………………

İşin karındı, eşindi, hayat ortağındı. Seni ondan kıskanmak olmazdı. Kariyer tutkun; çocuğundu. Kendi çocuğum gibi sevdim onu. Benim koynumdan çıkar, başka şehrin koynuna girerdin. Aynı şehirde olduğumuzda zaman sayılı, dar ve azdı…

…………………………………

Kısıtlı zamanlarda acıyı su yüzüne çıkarmak istemedim. Dibe, derine ittim; boğdum. Sevinçleri büyüttüm hep. Abarttım mutlulukları. Zaman sayılıydı çünkü, dardı, azdı... İki arada bir günde seni üzmek olmazdı.

Zoru başardım ben. Madem bana gelmiştin, madem nefes aldığın, huzur biriktirdiğin kadınındım. Elbet üzerime düşeni yapacaktım. Hiç açmadım sana acının kapılarını. Hiç açmamazlık da yapmadım sana kapımı. Hiç “ya o ya ben” demedim. Diyemedim. Oysa "hep ben" olmak istedim. Sorunları küçükken dile dökmek gerekirdi. Açmazları içimde büyütmeden, vakitlice anlatmak/aldırmak. İkilemlere gebe kalmadan. Ama sayılıydı, dardı, azdı zaman… Çözümü sendeydi her şeyin. Lakin ben metresindim…

Bazen telefon çalardı. “Sonra konuşalım”, “müsait değilim”… Ya da benden 5-10 adım ötede fısıldar gibi konuşman. Çünkü sayılıydı, dardı, azdı zaman… Açıklamalarla, arkasından gelecek savaşlarla kaybedemezdik birbirimizi. Sevgimiz temeldi. Üzerine ilişkimizi kurduk. Başkalarını karıştırmadık. Evet, yalan da söyledik. Hem birbirimize hem daha çok başkalarına. Düzenbaz, hilekar, madrabaz, sahtekar… Hepsi/her şey bizdik. Biz gerçeğin yalancılarıydık…

Kanamalı birer hasta için acil duygu aradık. Yaralarımıza birbirimizi bastık. Gecenin bir yarısı nöbetçi tekel bayiinden aldığımız alkole kalbimizi yatırdık. Tuhaf bir hüzüne umutlarımızı bandık. Birbirimizi iyileştirdik, temizledik ve besledik. Sevdamızı kestirip, söküp, azad edip atmadık/atamadık. Zamanımız sayılıydı, dardı ve azdı… Bir türlü bıçak kemiğe dayanmadı.

Başka sezişlerine karşılık gelmeye çalıştım. Başka hisler de bana yetmeye. Sevdamı kıskanma hakkım yoktu. Paylaştım sadece… Acım temelli ve anca bana kaldı. Her şeyi zevkle yaşadım. Aşkla geçen zaman sayılıydı, dardı ve azdı… Mutluluk zamana hız katardı…

Seni özlemlerimle karşıladım hep. Güle oynaya yolculadım. Hiç yanında ağladım mı? Her gelişinde daha önce gitmemiş gibi, her gidişinde daha önce gelmemiş gibi hissettim. Lakin susmasını bildim. Aşk bir oyun. Mızıkçılık ettim mi hiç söyle. Hiç taş çalmadım, zar tutmadım. Yenilgiyi de kabul ettim. Senden gelen bozgun başım üstüneydi. En fazla metresindim. Topu topu, olsa olsa canan. Malesef sayılı, dar ve azdı zaman…

Evet, metresindim… Ve sen her şeye değerdin. Hiçbir şey için pişman olmadım asla. Bir şey söyleyeyim sevgilim; ben seni çok sevdim. Sayılı, dar ve az zamanda…

0 leblebi: