buzsuz rakı...

Demek rakı içmek istiyorsun benimle,
otur karşıma öyleyse.
Cep telefonunu kapat ve dinle…

Sen rakı neden yapılır bilir misin? Üzümden. Hiç üzüm soyup bir erkeğe yedirdin mi ellerinle? Öyle bakma yüzüme… Ne zahmetlidir soyması tek bir üzüm tanesini ve ne kolaydır yutması. Öğren bunları…

Lakerda nasıl yapılır bilir misin? Nasıl yakışır bir çatalın dişlerine.. Yakıştığı gibi dudaklarının üzerime… Meze diye sakın amerikan-rus salatası koyma önüme. Konserveyi mayonezle karıştırmak tembel işidir. Oysa rakının yanındaki kadın hamarat olmalıdır bence. Pancar turşusu severim bir de. Eksik etme…

Kadehi tutmasını da bilmelisin. Ben nasıl ki kavrıyorsam, tutar gibi bir kadının ince bileklerini. Sen de öyle kavramalısın kadehi. Parmaklarının arasına alır gibi bir erkeği…

Sen koymalısın rakıyı kadehime. Koyarken de bakmalısın gözlerime. “Tamam” dememe gerek olmamalı, sen anlamalısın. Ve unutmamalısın kıvamını su ile rakının. Her kadehte tekrarlatmamalısın…

İlk yudumdan önce şereflendirmeyi unutma beni. Adettendir. Sakın alttan alma. Saygıdır derler kadehin altına vurmak. Aldanma. Kadın kendini saydırmalıdır rakı masasında…

Şarkı da söylemelisin… Sesinin güzel olmasına gerek yok. Olmasa da olur; rakı gibi billur… Yeter ki utanma ve mırıldan kulağıma. Bilmelisin Türk Sanat Müziğinin namelerini. Kadehimdeki rakıyı ve içimi titretebilmelisin şarkı söylerken. Önce hangisini istersen…

Geçmişin olmamalı masaya oturduğunda. Eski sevgili muhabbeti dinlemek istemem. İlla konuşmak istersen gözlerinden okumalıyım; hüznü de sevinci de...

Aman ha sarhoş olma! Sarhoş numarası yapılabilir sabah kalktığında, lakin masada asla. Ben “seni seviyorum” diyebilirim. Sen de inanmış görünebilirsin mesela… Ama ertesi gün yaşananları unut mutlaka. Her şey o masada kalmalı… Yine de sarhoşluğa inanma…

Ve son olarak demem şu ki;
sakın rakıya buz atma, aramızdaki her şey biter sevgili...

0 leblebi: