şahsıma münhasır mektup

Özledin mi acaba beni?

Peki, “keşke” diyor musun hiç? “Keşke daha çok sevdiğimi söyleseydim, keşke daha iyi davransaydım, keşke o kadar haksızlık yapmasaydım, keşke gözlerinin içine bakıp daha çok sevi seviyorum deseydim, keşke…”

Yoksa “daha fazla kızsaydım, aptallık yapıyorsun, kendine gel deseydim, …” Hatta tokatlasaydım diye mi düşünüyorsun?

İşin tuhaf yanı; senin beni neredeyse ezbere bilmen. Benim ise seni sadece tahmin edebilmem ki o tahminler de çoğu zaman tutmuyor.

Beni tanıyorsun. Ne okuyorum, ne dinliyorum, ne izliyorum biliyorsun. En azından bende iz bırakanları... Ruhum gibi bedenimi de biliyorsun. Sürpriz yok senin için. Halbuki ben? Ne bir fotoğrafın var elimde ne de bir kere görmem mümkün. Hiç el ele tutuşmadık. İstediğimiz zaman sevişiyoruz oysa. Gözlerimizi kapatmamız yeterli. Ve bir şey itiraf edeyim mi? Kimse senin kadar mutlu edemiyor beni.

Bazen senin yerinde olduğumu hayal ediyorum. “Bu durumda ne yapardı?” geçiyor içimden, ne yapacağım şimdi? yerine. Benim üzüldüklerime güleceksin biliyorum. “Değer mi?” diyeceksin, “bunları mı dert ettin.” Arada sırada çıkan gamzen olacak mı acaba yanağında…

Kot vazgeçilmezin olarak kaldı mı acaba? Saçların uzun mu kısa mı yoksa? Sigarayı bıraktın mı? Sevgilin var mı yanında? (En önemli soru buydu sanırım aslında…) Mutlu musun yani kısaca.

Ben bildiğin gibi kalacağım. Değiştiğim kadarını da bileceksin, erittiğim taraflarımı da ve kendime kattıklarımı da. Her şey bildiğin gibi olacak. Bundan eminim ama. Hatta senin için listeler yapmaya karar verdim. İzlediğim filmler, okuduğum kitaplar, dinlediğim müzikler, yaşadığım hikayeler, çıkarttığım dersler… Eskiden insanların ayakkabı kutularında sakladıklarını, ben bloga koyacağım. En az bir sene sonra bakıp okuyacaksın ama söz ver. Öyle her gün takip etmek yok. Strese sokar bu beni. Devamlı senin okuyacağını bilerek yazamam sonra.

Cevabını (en az bir sene sonra) bekliyorum. Senin de bana neler yazacağını çok merak ediyorum. İstediğini yazabilirsin, sana kırılmam ve kızmam. İçinde art niyet yok, biliyorum. Ve her an yanımda sen olacaksın…

Bu gece, aynada seni öpüp uyuyacağım…

14 leblebi:

Gabriel dedi ki...

Bu gece, aynada seni öpüp uyuyacağım…

Benimde kendime, özüme mektup yazasım var.. Ama dikkatli okusun diye "kendim", kırmızı kalem kullanmayı düşünüyorum...
Çok üzgünüm.

Zeyno dedi ki...

Kıskandım. Ben de yazacağım kendime. :) Çok güzel bir mektup olmuş sahiden de...

TuTsİ dedi ki...

Ben mektupla uğraşamam.

Kendimi arayacağım numaram neydi ? ..
hay allah bak unuttum :p

Zeyno dedi ki...

TuTsİ süperdi bu :)ama ben denedim (kendime) ulaşamadım:)))

TuTsİ dedi ki...

Numaramı hatırladım kendimi aradımda
ama sürekli meşgul çalıyor şerefsiz :p

"leb" demeden... dedi ki...

bana söyleyin, ben ileteyim kendilerine.

Zeyno dedi ki...

Beni rahat bıraksın! Her gittiğim yere peşimden gelmesin söyle ben'e :)

"leb" demeden... dedi ki...

söyledim. "çıkartsın da kutuya koysun o zaman" dedi.

TuTsİ dedi ki...

Hangisini silsin ?
silse nolur maillerde duruyor hepsi ordanda silelimmi Zeyno :))

penelope dedi ki...

bir ben var bende ..senden kalan geriye....



ben de beni ödemeli arıyorum hep.ödemıyor lanet cimri şey...:P

zey0zey dedi ki...

Kot vazgeçilmezin olarak kaldı mı acaba? Saçların uzun mu kısa mı yoksa? Sigarayı bıraktın mı? Sevgilin var mı yanında? (En önemli soru buydu sanırım aslında…) Mutlu musun yani kısaca.

bu cümle aşırı iyi ! içiçmde biyerlere dokundu yani