g'üçlü oyun

Bizim çeteden Sevgi aradı. Bir arkadaşı var Fidan adında. Kadın Ankara’da yaşıyor. Bir sevgilisi varmış, Istanbul’da. “Biliyorum çocukça ama Fidan sevgilisini denemek istiyor” dedi. Sanırım hemen herkesin denediği gibi… Benim, adamı msn’e eklememi ve kırıştırmamı istediler. Fidan, Murat’ın arkadaşlarını tanıyacağından şüphelendiği için hiç tanımayan biri olsun demiş. Önce “olmaz, yapamam” filan dedim. Tek düşüncem; adam bana asılırsa Fidan’a bunu nasıl söyleyeceğimdi aslında. Fidan ısrar etti. “Bak sana hikayemi anlatayım” dedi.

Netten tanıştık. Öncesinde yani yüzyüze gelmeden önce, 2.5 ay sohbet ettik. Hoşsohbettir. Çok seviyelidir. Hemen 2. gün “cam açsana” diyen tiplerden değil yani. Fotoğraf da istemedi hiç. Hemen her şeyi konuşuyorduk. Maç, politika, günlük işler, ailelerimiz vs. 3. Aya yaklaşırken gelsene dedim ona. Bilirsin işte, fiziken de bilmek istedim. Dokunmak, gözlerine bakmak, sesini telefondan mekanik değil gerçekten duymak istedim. Gelmedi. Ben gittim Istanbul’a. Hava alanından aldı beni. Otele gittik. Yatakta çok güzel güller vardı. Valizi bırakıp çıktık. Gezdik. Akşam güzel bir yemeğe götürdü beni. Şarap, mum ışığı vardı. Romantikti yani. Sonra otele getirdi yine. Asansörde öpüştük. Seviştik. Ertesi gün tekrar havaalanı. Sarıldık vedalaştık. Öyle sıkı sarıldı ki. O an, beni bırakmak istemediğini anladım. Mecburen gitmek ne demek anladım. Ben Ankara’ya dönünce msn’den devam ettik aynen sohbetlere. Şimdi sen diceksin ki “belanı mı arıyosun kızım.” Değil işte. Bir şey var, hissediyorum. Belki başka biri ya da birileri. Sorsam inkar edecek. Kesin. Lütfen benim için bunu yap. 1-2 Gün msn’de konuş. Belirsizlik çok kötü.

Bu aptalca oyunun içine düştüm işte. Hiç de öyle değil. Bunu güçlü kadını oynadığım için yazdım. Ben de aynı durumda olsaydım, ben de denerdim sevgilimi. Birinin de benim için bunu yapmasını isterdim.

Murat’ın msn adresini aldım. Ekledim. İlk gün ikimiz de online durduk, bir şey yazmadan. 2. Gün, (tahmin ettiğim gibi) Murat dayanamayıp msn’ini nereden bulduğumu sordu. Ben de o klişe yalanı attım; “grup mailinde vardı. Rahatsız olduysan sileyim!” Tabi ki rahatsız filan olmamıştı. Merak etmişti sadece! Sohbet ettiğimiz ilk gün hiç pas vermedim. Resmi bile sayılabilirdim. Şüphelendirmek istemedim. Ertesi gün msn’i açtığımda hemen yazdı; “dün bir iyi akşamlar demeden gittin. Ayıp değil mi? Günaydın de bari şimdi” diye. “Günaydın” yazdım. İçimden sövdüm. Nerede olduğumu sordu. Istanbul’daydım. Elinin altında yani. Günün mutluluğu bu oldu Murat için. Ertesi sabah artık benim zamanım gelmişti. Nasıl oldu hatırlamıyorum ama yeni geldi, bir zarf attım. “Sevgilin ne der peki buna?” Murat’ın cevabı çok netti; “sevgilim yok ki!” Biraz daha kışkırttım ama ters anlamda. “Aaa olmaz mı” dedim. “sevgilin, görüştüğün biri, adı konmamış biri ama düşündüğün, bir şeyler hissettin biri. İlla ki vardır” dedim. “E yok. Neden inanmıyorsun?” dedi. Üstelemedim. O akşam başka bir şey de oldu. Murat, Fidan’a iyi geceler diledi, erken uyuyacağını söyledi. Offline oldu ama bana yazmaya devam etti. “Saat geç oldu. Yatmıyor musun?” dedim. “Hayır. Senle sohbet güzel” dedi. “Bi ara çıkalım” filan yazdı. 2.5 ay Fidan’la yazışan adam, bana 2.5 günde görüşelim diyordu. Vaaay beee! dedim içimden.

Fidan’ı tüm bu aşamalardan anında haberdar ediyordum. Hatta log filan tutmayı bırak, anında kopyalıyordum yazışmaları. Çok sinirlendi. “Ben biliyorum yapacağımı!” dedi. Sakin ol, boşver, sinirle bir şey yapma, belki yanlış yorumluyoruzdur gibi bir şeyler geveledim…

Sabah Fidan aradı. Murat’a bi ayrılık maili döşemişti. “Sana da yolluyorum şimdi” dedi. “Madem bitiyor, onu egosuyla sapasağlam bırakmaya niyetim yok. Benden sonrası tufan.”

Murat,
seninle  bir şeyler yaşadım. Ama bunlar duygusal değilmiş. Bunu yeni anladım. Çünkü bana aşık biri var ve ben de ona aşık oluyorum. Sanırım seninle olan sadece seksti. Malum zaten başka şehirlerdeyiz. Sadece 1-2 kere sevişicez diye birbirimize bu kadar zaman ayırmamıza gerek yok. Zaten yatak hayatımız da pek iyi değildi. En azından benim için. Bu kadar zahmete değmez yani. Üzgünüm. Kendine iyi bak. (Msn şifrem sevgilimde de var. Yani yazmaz ve mail atmazsan sevinirim. Mutluluğumun bi hata yüzünden bozulmasını istemiyorum.)






23 leblebi:

küfkedisi dedi ki...

kötü olmuş. yakında beni erkeklerden nefret ettireceksin. aslında bildiğim ama inanmak istemediğim gerçeklerin hepsi yüzüme vuruyor tokat gibi. ama cevap süpermiş, hak edene az bile.

"leb" demeden... dedi ki...

@küfkedisi

2. bölümü bekle ;)

ya düzgün erkekler de var ama onlar yazılmıyor. nefret etme yani :)

Zeyno dedi ki...

Bir insan, o kişiyle yaşamaktan mutluysa, böyle oyunlarla mutluluğunu riske atmamalı bence...

emili dedi ki...

Sende de ne hikayeler varmış,sıkıcılıktan uzaksın ne güzel.

Caner dedi ki...

Suçu erkeğe bağlamışsınız ya helal.
Fidan masum şimdi öyle mi?

Nette tanış,hoş sohbet diye ilk buluşmanızda sevişin.Sonrada adamın seninle ömrünü geçirmesini bekle?

Erkek ayrıda,şimdi burda suçu erkekte aramayın bir zahmet ya.

"leb" demeden... dedi ki...

@Caner

bi erkek için, kaçıncı buluşmada sevişmek uygundur?

Katze dedi ki...

oha süper olmuş mesaj! lütfen gelişmelerden haberdar et bizi.

Gabriel dedi ki...

u must be kidding! :)) hüpper.. ve yazık.. :/

aysun dedi ki...

Kim bilir kadının canı nasıl acıyordur şimdi.O maili yazarken hüngür hüngür ağladığına eminim..
Ama ondada suç yok değil malesef:(

Caner dedi ki...

Birbirlerini tanımayan insanlardan bahsediyoruz burada.Nette 15 yıl konuşsunlar isterlerse.Al bariz açık durum işte.Zerre tanıyamamış.

Burda 'uygun' kelimesi geçecek tek soru,
Bir kadının ilk buluşmada böyle bir şey yaşaması ne kadar uygun?
Bu ne cesaret ya..

"leb" demeden... dedi ki...

@Caner

peki yüzyüze tanıştıktan sonra kaçıncıda uygun?

Adsız dedi ki...

bu muratta çok safmış canım,onu numarayı benim 9 yaşında ki yiğenim bile yemiyor artık:)

zihni dedi ki...

Caner'e katılıyorum:)
tanışılmışsa, konuşulmuşsa, sevişilmişse, bunun matematiği ve programı olmamalı. Duygusu olabilir elbette.
Bir tarafın duygusunun miktarı diğerine endeksli olabilir mi otomatik olarak.
Örneğin, leb-lebi'nin bir devgilisi olsa (eminim vardır) bu oyunun bir parçası olduğunu bilse, leb-lebi için ne düşünür?
leb-lebinin "ahlak testi şablonun" kendi üzerine koymaz mı!
Sevgili Zeyno "kaçınıcı günde sevişilmeli"? diye soruyor. Libidoşaha kalkmışsa, hiçbir kural, zaman-mekan ve hesap tanımaz. Önemli olan, iki kişinin rezonansa gelmesi. Kadın tarafın bir kurgu hesabıyla yatağa girmesi asıl etik olmayan. O an ihtiyaç duyuyorsan girersin, dumuyorsan girmezsin. Bunu süresiz ilişkiye gizli hesapla endekslemek ilişkinin düzeyini de düşürür.

Murat'a gelince, yalan-dolan sözcüklerle başka bir ilişkiye balıklama atlaması asla iyi bir düzeyi ifade etmez.

Zeyno dedi ki...

Sevgili Zihni, seninde mi zihnin bulanık? :) Ben; bir insan, o kişiyle yaşamaktan mutluysa, böyle oyunlarla mutluluğunu riske atmamalı bence, dedim yahu...

Caner dedi ki...

Cevabı verilemeyecek soruları soruyorsun.
Bense sana durumu sorgulamayı öneriyorum.

Eğer şu yaşadığın toplumda,her sabah kalkıp seve seve,saçmada olsa zorda olsa düzene ayak uyduruyor musun?
O halde ahlak kurallarınada uyacaksın.
Ahlaki açıdan yanlışında ötesinde çirkin bir durum bu anlattığın.
Murat ve Fidan'da yanlış.

Ben şu yaşımda bu tür durumların açtığı bozulmalardan endişe duyuyorum.
Yeni nesil desen zaten 15 yaşında cinselliği tadıyor.Ama herkes temiz,herkes namuslu.

Peki sence sorduğun soruların yanıtı nedir?
Objektif olarak yanıtlarsan sevinirim.

zihni dedi ki...

Özür dilerim Zeyno,
leb-lebi'nin sorusunu sana yüklemişim:)
Seni "yor"maya nasıl da konsantre olmuşum böyle:)
"Zihni"m bulanık evet, öyle görünüyor!

Zeyno dedi ki...

Seni çok yoru''yorum'' ben sanırım Zihni :)

zihni dedi ki...

beni çok yorduğunu sezi-yor'sun anlaşılan. Arada toros dağları olmasa bir acı kahveye ödeşebilirdik:) olamaz mı?


not:üstteki silinti, katlanılmaz imla hatsından dolayı bana aittir.

"leb" demeden... dedi ki...

@Caner

objektif olarak diyorm k;

hiçbir toplum düzeni benim kimle ne zaman sevişeceğime karışamaz. toplumla girmiyoruz hayata. 2 kişiyle yaşanıyor seks...

2 (ergen bile değil) yetişkin yazıda bahsedilenler... 2 yetişkinin de (doğru ya da yanlış) sevişmeleri beni hiç bozmaz :)

15 yaşında seksle tanışma lafı çok yersiz. konuyla da hiç ilgisi yok...

Caner dedi ki...

'2 kişiyle yaşanıyor seks...'

Hmm.
Sen ve Sevgi bu oyunun neresindesiniz?
Neden karıştınız peki?

2 kişi çözselermiş?

İşte bu olaydaki gibi maalesef toplum yapısı bozuluyor.
O yersiz lafımı dememin sebebide,yeni nesile örnek teşkil edecek yetişkinlerinde sapkınlaşması.
Bu konuyla alakalı demedim fakat bu durumda bana çirkin geliyor.
Böyleyken böyle işte.
Neyse.
İkimiz arasında bir uzlaşma gerçekleşmeyecek.
Bu senin tecrübelerinle alakalı bir durum.
Bense 19una günler kalmış bir gencim.Yalnızca bu durum karşısında kafamda oluşan düşünceleri bildirmek istedim.

"leb" demeden... dedi ki...

@Caner

seksle alakası ne? Sevgi ve benim yani?

sekste örnek olur mu? Fidan sevdiği biriyle sevişti diye mi 15 yaşındakiler sevişiyor yani?

tecrübe ile ilgili değil bu. bakış açısıyla ilgili.

şimdiden doğum günün kutlu olsun :)

Caner dedi ki...

İnsanlar,başkası yapıyorsa bende yaparım mantığını çok çabuk benimserler.
Bu yalanlanamaz bir gerçekliktir.
Sen yapmazsın,o yapmaz ama var böyle bir şey.
O yaş grubundan kendi yaşıma kadar olanlarla yıllarca aynı ortam eğitim gördüğüm için çok iyi gözlemleyebildim.
Genel bir çıkarımdı dediğim.
Ben bu konu hakkında daha fikir beyan etmek istemiyorum.
Ben yanlış buluyorum.

Bu arada,
Teşekkür ederim.