Istanbul'da veda...


Cumartesi gelirken aradı yoldan. “Bir şey lazım mı?” diye sormak için. “Sen” dedim…


İstanbul soğuğunda kısacık bir an meltem esti…



Eve geldi; sanki ilk kez gelir gibi. Yorgundu ve gergin. Çay demledim. Havadan sudan konuştuk içerken. Hal hatır sordu. Bi de geçen hafta sizin gelip gelmediğinizi. Biraz bahsettim. “Geldiler… Çok sık seni seviyorum dediği için sevgilisine inanmıyor” dedim. “Benim öküz de hiç söylemiyor deseydin” dedi. Gözlerimi sildim…


İstanbul sokakları ıslandı…



“Akşam adam gibi bir yemeğe çıkalım” dedi. Gereksizdi. “Pizza söyleyelim ya da ben hazırlayayım” dedim. İstemedi. Balık lokantasına gittik. İçki yoktu. Demek her şey ayıkken olacak, diye düşündüm içimden…


İstanbul’da lodos sarhoş ayıltandı…



Yemek yedik yine fazla konuşmadan. Bir sms geldi. Arkasından kıskançlık… Saçmalama, dedim. Adam evli barklı. Üzülmemi istemezmiş… “O zaman gitme” dedim…


İstanbul’da avanak ıslatan bir yağmur başladı…



Yürüdük biraz. Yanyana ama birbirimize hiç dokunmadan. Çok üşüdüm. İçim üşüdü. Farketti. “Eve gidelim” dedi. “Isıt beni” demek geldi içimden. Dişlerim birbirine vuruyordu. Sustum...


İstanbul’da soğuk ten ısırdı…






Asansörde yukarı çıkarken çekti beni kendine. Sarıldı. Ben de yasladım başımı omzuna. 7 Kat 7 saniyede bitti sanki. Durdu asansör. Ama biz bi süre inemedik…


İstanbul’da kar sesi vardı…






Bi daha birlikte çıkamayacağımız eve girdik. Bi battaniye aldım. Karşısına uzandım. “En azından filmi beraber seyredelim” dedi. Bahaneye uydum. Alışkanlık, yanında uyumuşum. Sarılmış. Üzerimde kolu bacağı. Sıçradım…


İstanbul’da şimşekler çaktı…



“Benim, yabancı değil” dedi. Şaşkındı. Her şeyimi kollarına bıraktım. Kalktım. Karşı divana geçtim…

İstanbul’da fırtına bulutları…



Bütün gece ne zaman gözümü açsam beni seyderderken gördüm. “Bana başka biri var de, senle mutlu değilim de… Öyle git” dedim. İncitici olmayan geçerli de olmayanmış…

İstanbul’da koca bir ağaca don vurdu…


Sabah oldu. Yanaklarımı koklayarak öptü. Saçlarımı okşadı. “Kendine iyi bak” dedi. Gitti…

İstanbul’da ayaz yüreğimi kesti…






02.
05.
05.




2 leblebi:

Gabriel dedi ki...

müthiş!
sessizce bitebilmesine hayran kaldım..
cümleler sen tarafından kuruldukları için mutlular bu yazıda..!

"leb" demeden... dedi ki...

evet, bence de başlamaktan daha önemli bitirebilmek...