C.'ye...

“Aç telefonu. Çağır. De ki: Herif olan gelir! Gelmezse de kendi bilir.”
dedi Osman...








Dayanacak halim kalmadı.


Yalan... Nelere katlanır ya da başaçıkarım. Buna mı güveniyorsun?


Deneme artık beni.


Tüm gemilerim yandı. Evimin anahtarını kaybettim. Dostumu arıyorum, telefon cevap vermiyor. Rakımın suyu fazla kaçtı. Yatak odamda bir sivrisinek vızıldıyor. Yağmur yağarken arabamın silicek suyu bitmiş. Çocuk dondurmasını düşürüyor henüz tezgahın başında, kalıveriyor elinde korneti ile. Çorabım kaçık gün ortasında. Tükenmez kalem yazmıyor en lazım zamanda. Üstünden geçtiğim köprü sallanıyor.


Huzursuzum anlayacağın. Her şey ince sızı…


Bunları iyileştirecek bi şey var mı?


Gelecek misin yani?


Cevap vermeden önce bilesin; “Kesin” dersen, çok keskin olur.


Hadi kalk gel… Tek umrum ol.


Kalan her şey eksik, yanlış, yalnız olsun. Kırık hiçbir şey bırakmadan ama ardında.


Bi dokunayım yeter. Getirdiklerine ve sana…


Böylece;
alabalıklar şelale tırmanır. Son anda fark edilip salyangozun üstüne basılmaz. Bi anne çocuğunun düşürdüğü eldiven tekini bulur. Sokak kedisini biri besler. Hastane önünde kimse kornaya basmaz. Nevresim değişmiş olur. Türk kahvesinin şekeri tam tadında. Taze kornet kokusu duyar bi çocuk ve bi adam denizi olmayan bir şehirde yosun.


Sebep olursun…


Gelsen…


Gel be sen…

1 leblebi: