Uğur'lu perşembe

İllegal Uyarı : Bu yazı hiçbir yere gitmiyor!
Oysa fotoğraf bir uçan halı!

























Bir pencereden bakıyorum hayata…

Yorgun ama arsızım.


Ne görsem istiyorum ki
   ben olayım,
      benim olsun,
         bende olsun…



Bi kadın bi adamı tokatlıyor misal. Benim yanağım yansın.

Bi adam bi kadını öpüyor ya da… İstiyorum ki o cesaretim olsun. Bi gün, bi yerde, sırf canım istedi diye, adamı tutup kolundan çevirip de… Sadece öpüp bıraksam olur mu?

Bir çocuk bi sokak kedisini seviyor. Mırıldanan benim. Huzur ki, o çocuğun avuç içlerinde… Bir de elinin üzerindeki gamzelerde. Büyüğünce masumiyet gibi kendiliğinden kaybolur o çukurlar. Vakit varken kıvrılıp uyumak lazım orda…

Bir anne bir bebeği emziriyor. Yanına gidip saçını okşuyorum. “Şu an dünyanın en güzel işini yapıyorsun. Neden onun üzeri örtülü? Neden senin yüzün duvara dönük?”

Ve Boyalı Kuş’u okuyor hamile bir kadın. Kadın olmak istemiyorum. İçindekiyim ben. Dinlediğini anlamayan, masal gelen… Hayallerde büyüyen…

Güneş var. Gözleri kamaşıyor bir güvercinin. Iskalıyor kendisine atılmış ekmek parçasını… Uçarken, sanki o kanatlar benim yelpazem. Kavurucu güneşte yüzüme vuruyor serinlik…

Pencereden içeri bir ses giriyor. Bir adam sevişmiş az önce. Kadının kollarında şarkı söylüyor…

Ve pencereden sızan tütün kokusu doluyor ciğerlerime. Bi kadın da bi adamla sevişmiş az önce. Adamın içtiği sigara değil ama… Cigara, başka… Burada adam da değilim, kadın da. Ben o dudaktakiyim. Her nefeste yana yakıla tükenen…

Ben ki köprüden geçerken sevgili dudaklarına konan…

Ben ki pencerenin pervazındaki kedi…

Ben ki tütün kokan erkek eli, anason lezzetli kadın dili…



Ellerim arkamda bağlı, gözlerim değil ama! Ne gelse kabulüm. Herkesin, her şeyin yeri ayrı. Bir pencereden bakıyorum hayata...

Benim seninle işim var. Pencere önünde bi ıslık çalmana bakar…






Bir fotoğraf ararken tanıştık Uğur Güçarslan’la.
İstedim ki biri bana çektiği bi fotoğrafını versin. Hayatın, sabitlediği o ana bakayım. O anda gördüklerimi yazayım…
Yazı altığım olsun o fotoğraf… Lakin şimdi yazım fotoğrafın altında kaldı! Kitlendim kaldım. Anca bu kadarı geldi elimden…
FHK (Fareli Köyün Hayalcisi) Uğur’a teşekkür ederim…

16 leblebi:

FKH dedi ki...

"gözüm, aklım, fikrim var deme. hepsini öldür! sana çöl gibi gelen; o, göl diyorsa göldür!"



..diye başladım sonra.yazdıklarım ile çektiklerimi bir kenarı koyup, okumaya başladım. sonra bir gün bana bir fotoğraf ver dedi; verdim bende. dedim acaba ne yapacak?

budur efendim yaptığı, elinden geleni ardına koymadığı. fotoğraf verdiğim için, bana bunları yazmasına imkan verdiği için asıl teşekkür benden onadır.

asr'ınız vaktinize hayran olsun efendim..

devletle.

"leb" demeden... dedi ki...

@FHK
yapmaaa... bu cümle ağlatıcak beni :'(

foto+yazı olayını bi daha yapalım ama :)

Issız Madam dedi ki...

tek söylemek istediğim : yazı herşeyin üstüne geçmiş! parmaklarına sağlık...

"leb" demeden... dedi ki...

@Issız Madam
fotoğraf yazdırıyor hocam :)

balçık dedi ki...

bi fotoğraf görürsün, kelimeler kendini yazdırır parmaklara. yazan aracı olmuştur artık ona, o harfler kendi kendini varetmiştir zaten, sade kağıtta mürekkebi eksiktir.

ellerine sağlık çok güzel olmuş

Zeyno dedi ki...

Kıskandım bu ekip çalışmasını daha ne diyeyim. Fotoğrafı çeken ve bu yazıyı yazan yürekler. Tükenmeyin sakın!

"leb" demeden... dedi ki...

kıyamam :(

ama bana çiçek atma. ağlayasın varmış senin. yoksa yazı vasat oldu :-/

ElayZa dedi ki...

yazıya bayıldım , fotograf da guzell ama yazıı bıtırmıs olayı :)

ne guzel bır blog burası , ıyıkı gelmısım:)

Sevgıler
Zeynep

"leb" demeden... dedi ki...

@ElayZa
hoş geldiniz... hoşluğuma mı geldiniz? :)P

aysema dedi ki...

Emeği emekle birleştirenlere saygı duyulur... Birbirlerine çok yakışmışlar...

SİNİRLİ dedi ki...

Pencerenin suçu yok!
Kalemi kırmalı! :P

Şaka!.. ;)

Ellerinize sağlık!
Harika bir yazı olmuş!
Cidden!.. ;)

"leb" demeden... dedi ki...

@ayseme ve @sinirli

teşekkür ederiz :)